Bugün çocuklarımızın büyüdüğü dijital dünya, dış kapıları sonsuza dek açık fakat iç duvarları yüksek olan bir cezaevi gibidir. Facebook’tan TikTok’a, YouTube’dan Instagram’a kadar uzanan sosyal medya platformları, görünürde özgürlük vadetse de çoğu zaman çocuklar ve aileler için ciddi bir kontrolsüzlük ve savunmasızlık alanı haline gelir. İşte tam bu noktada kaleme aldığım bu kitap, “F Tipi Cezaevi” benzetmesiyle, internetin bireyleri nasıl izole ettiğini, nasıl bağımlı kıldığını ve aile içi bağları nasıl kopardığını gözler önüne seriyor.
Kitabın amacı nedir?
Bu çalışma, özellikle ebeveynlerin ve eğitimcilerin ihtiyaç duyduğu bir rehberdir. İnternetin ve sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini analiz ederken aynı zamanda çocukların dijital ortamda nasıl korunması gerektiği, hangi güvenlik önlemlerinin alınabileceği, aile içi iletişimin dijital çağda nasıl güçlendirilebileceği gibi konuları sade, anlaşılır ve etkileyici örneklerle ele alır.
🧠 “Aile krallarının bile giremediği bir kaledir” mottosuyla yola çıkan bu eser, klasik sosyal medya eleştirilerinden farklı olarak, aileler için uygulanabilir, gerçekçi ve etkili çözümler önerir. Çocukların dijital mahremiyetine saygı gösterirken, aynı zamanda onları tehditlerden korumayı amaçlar.
🔍 İçeriğin bazı başlıkları:
- Sosyal medyada kimlik arayışı ve güvenlik açıkları
- Çocukların ekran bağımlılığına karşı aile stratejileri
- Siber zorbalık, ifşa, gizlilik ve şiddet içerikleri
- Ebeveyn kontrolü uygulamaları ne kadar etkili?
- Aile içi dijital sözleşmeler: Kurallar ama güven kırmadan
- Gerçek dünyaya geri dönüş mümkün mü?
📝 2016 yılında kaleme alınan bu kitap, bugün hâlâ güncelliğini koruyan bir meseleyi işliyor: Çocuklarımızın güvenliği, sadece fiziksel ortamda değil; dijital evrende de en az o kadar önemli. Bu kitap, sosyal medya çağında çocuklarıyla daha güçlü bir iletişim kurmak ve onları bilinçli bireyler olarak yetiştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak.




Leave a Comment