Araştırmacılar James Old ve Peter Milner 1954 yılında bir isteğin oluştuğu anın izini dopamin’i ölçerek sürdüler. Dopamin alışkanlıkların arkasında bulunan arzu, şiddetli istek ve motivasyonun biyolojik kısmına açılan bir pencere olarak görülüyordu.

Araştırmacılar sıçanların beyinlerine elektrotlar yerleştirerek domain salgısını engellemeye çalıştılar. Dopamin salgısı engellendiğinde sıçanların yemek yeme, çiftleşme vb. bütün yaşama arzularını kaybettiğini gözlemlediler. Birkaç gün geçmeden sıçanlar ölmüştü. Dopamin yokluğunda arzu ölüyordu ve arzu olmayınca da eylem kendiliğinden son buluyordu.

Dopamin sadece haz aldığınızda değil haz beklentisine girdiğinizde de salgılanır. Kumar bağımlıları kazandıktan sonra değil, bahis oynamadan hemen önce dopamin hücumu yaşarlar. Sigara içenler, Kokain kullananlar benzer dozları almadan önce de dopamin salgılarlar. Bir fırsatın ödüllendirici olacağını öngördüğünüz zaman dopamin seviyenizle birlikte eyleme geçme motivasyonumuzda artar.

Tatile çıkmaya karar verdiğimizde heyecanımız ilk planlama aşamasında başlar. Oysa günler sonra tatil yolculuğuna çıkılacaktır. Bir araba yada ev almak için para biriktirmeye başladığımız da aynı şekilde sahip olduğumuzu hayal ederek sahip olmuş kadar haz alırız. Eyleme geçiren ödülün ele geçmesi değil, yarattığı beklentidir. Oysa beyinde ödülü aldığınız zaman harekete geçen sistem ile ödülü beklerken harekete geçen sistem aynıdır. İşte bu sebeple bir tecrübenin beklentisinin, elde edilmesinden daha iyi gelmesinin nedenlerinden biri budur.

Ücretsiz kurs ister misin kaydol!



(Visited 45 times, 1 visits today)